Trke English Francia Deuschland italian Spanish Chinese Russian Japan Greek Norge Bulgaria 16/02/2019 07:47
Ana Menü

Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 226
En Yeni Üye: yakup

En Son Makaleler
Şeyh Edebali'nin Os...
DÜNYA VE AHİRET
ŞİİR....(ALINTI )
iman
GENÇLİK

Facebook Grubumuz
Aşağı Cumafakılı Köyü
Facebook Sayfamıza Bekleriz

Reklamlar

Reklamlar

İnanışlar

HAYATIN SAFHALARIYLA İLGİLİ İNANIŞ VE UYGULAMALAR

A) DOĞUM

1) Doğum Öncesi İle İlgili İnanış ve Uygulamalar

Çocuğu olmayan kadına kötü gözle bakılmaz. Bu gayet normal olarak karşılanır, çünkü bu Allah'ın emridir derler. Çocuğu olmayan kadına hacdan deve eti getirtilerek yedirilir. Hocaya götürülür. Çevrede bulunan tekke ve türbelere götürülerek dua edilir. kadınlara köy halkı bahtsız, kadersiz diyerek onlar için üzülürler.
> Hamile kadına ev halkı çok dikkat ederler. Ona ağır iş yaptırmazlar.
> Hamile kadının canının çektiği yiyecekler yedirilir. Buna aşerme dönemi denir. Bu dönem ilk üç dört aylık dönemi kapsar.
> Aşerme döneminde kadının canı bir yiyecek çeker de onu yemezse doğacak çocuğun gözünün eğri ve kıpık olacağına inanılır.
> Hamile kadına kapı eşiği atlatılmaz, dışarıya ateşli kül döktürülmez. Ayrıca hamile kadın tuvalet arkasından ve küllükten geçirilmez. Eğer bunların aksini yaparsa kendisine peri yeli uğrayabilir.
> Peri yeli uğrayan hamilenin çocuğu annesinin memesini tutmaz. Meme tutmayan çocuğa muska dahi fayda etmeyebilir. Yazılan bu muska ancak bir sonraki çocuğa fayda eder.
> Hamile kadının morali iyi tutulmaya çalışılır. Yoksa doğacak çocukla problemler olabilir.
> Hamile olan kadın güzelleşirse oğlu, çirkinleşirse kızı olur.
> Hamile kadın yolda giderken çivi bulursa oğlu, boncuk bulursa kızı olacağına inanılır.
> Hamile iken tavşan eti yiyen kadının çocuğunun dudağı ayrık olur.
> Hamile kadın çok konuşursa çocuğu geveze olur.
Çocuk doğmadan önce annesi, kaynanası ve ebesi tarafından birtakım hazırlıklar yapılır. Çocuk için bez biçilir, kazak örülür, kundak işlenir, patik örülür vb. Ayrıca toprak ıslanmadan önce ince topraktan höllük elenir. Höllük soğuk kış günlerinde sobada ısıtılarak çocuğun altına konarak sarılır. Bu uygulama günümüzde son derece azalmıştır.
2) Doğum Sonrası İle İlgili İnanış ve Uygulamalar
Doğumu köyde bulunan tecrübeli kadınlar yaplınr. Bunlar genelde yaşlı kişilerdir. Şimdi ise doktora götürülmektedir.
> Hamile kadın doğum yapacağı sırada yakın komşuları gelir. Ağrısı başlayan kadına "Biz göçüyoruz" denir. Böylece kadının doğumu daha kolay gerçekleşir.
> Doğum yapan gelinin yanına kaynanası konmaz. Çünkü gelin kaynanasından utanır. Utanan gelenin ağrısı kesilir ve doğum geç olur.
> Doğan çocuğu yerden kim kaldırırsa çocuğa onun lakabı takılır. Buna örnek, Haşdirik, Zobu Zeynep, Annik Dudu gibi.
a) Al Basması
Doğum yapan kadına "lohusa" denir. Lohusalık süresi 40 gündür. Bu süre zarfında lohusa kadına çok dikkat edilir. Yalnız bırakılmaz. Gece ve gündüz yalnız, uyumaz, yanında sürekli bir kişi bırakılır. Yalnız kaldığında "Al kız'ın basacağına inanılır.
Al kız kadını ve çocuğu korkutur. Bundan dolayı lohusa uyuduğunda üzerine kırmızı bir kumaş örtülür. "Al aldan korkar" diye. Al basmaması için üzerine kocasının ceketi örtülür, baş ucuna Kur'an-ı Kerim asılır. Bir çok kadının al kızın basmasından öldüğü anlatılır.

Al Kızın Hikayesi:

Bundan yıllar önce akrazlar sülalesinden bir aile al kızı yaklamak isler. Bunun için evde bulunan lohusa kadının yanında nöbet beklerler. Çünkü al kız lohusa kadının yanına mutlaka gelir. Lohusa kadının yanına gelen al kızı yakalayarak evlerine hapsederler. Al kızı ev işlerinde çalıştırırlar. Ev süpürtürler, yemek pişirtirler, hamur yoğurtlular. Al kızın yoğurduğu hamur bitmez, pişirdiği yemek bereketlenir. Al kızın her yaptığı işte bereket olduğunu görürler. Bu sebeple bir müddet sonra al kızı salıverirler.

b)Kırklama

Kırklama Iohusalığın son gününe yani 40 güne yakın yapılır. Bir kazan su el değmeden kaynatılır. Mercimek büyüklüğünde 40 tane taş toplanarak iyiee yıkanır. Yıkanan taşlar kazanın içine atılır. Sonra kazanın içine gümüş veya alım yüzük konur. Kazandan su bölünerek önce çocuk soma anne bölünen suyla yıkanır. Bu işleme "kırklama" denir. Kırklama yapıldıktan sonra lohusalık döneminin sakıncaları ortadan kalkar.

c)İsim Koyma

Göbeği düşen çocuğun göbeği cami avlusuna atılır ki ibadete düşkün olsun, ahıra gömülür ki hayvan yetiştiriciliğine önem versin, Kuranıkerim'in arasına konur ki kitap okumayı sevsin.
Genelde çocuklara sülalesinde bulunan bir isim, Kuran'da geçen bir isim veya dedesinin ismi konur. Çocuğun ismi ilk üç gün veya bir hafta içinde konur. Çocuğun ismi önceden kararlaştırılarak ismi koyacak kişi eve davet edilir. Bu kişi genelde dini bilgisi iyi olan kişidir. Bu kişi ismi koyarken abdestli bulunur. Çocuğu kucağına alarak sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okur. Sağ kulağına çocuğun ismini üç kere fısıldar.

d)Diş Çıkarma

Dişi çıkacak çocuk elini sık sık ağzına götürür, salyası akar. Dişi çıkacak çocuğun eline soğan soyulup veri lir ki dişinin kaşıntısını alsın.
Dişinin çıktığı farkına varıldığında "diş hediği" vurulur. Diş hediği sarı bursa buğdayından seçilir. İçine nohut, fasulye ve çedene katılır. Kaynatılıp tabaklara bölünür. Üzeri şekerle süslenerek komşulara dağıtılır. Hedik yendikten sonra komşular içine para, mendil gibi hediye koyarlar.
Diş hediği vurulur ki çocuğun dişleri buğday tanesi gibi pıtır pıtır pıtlasın diye.

B) SÜNNET

Çocuğun sünnet ettirilmesi dini bir vecibe olarak yerine getirilir. Genelde köydeki çocuklar 3-4 yaşlarında sünnet ettirilir. Geçmiş yıllarda sünnetleri Yozgat'da bulunan Kırık Sokulu denen sünnet ustaları gelerek yaparlarmış.
Sünnet olacak çocuğa yeni kıyafetler alınır. Çocuğun yalağı süslenir. Sünnetten sonra çocuğa yakın akrabaları allın veya para takarlar. Sünnet olan çocuğa birkaç gün etek giydirilir.
Günümüzde ise sünnet için hastaneler tercih edilmektedir.
> Sünnet olan çocuk "Erkek oldun koçum" diye sevilir.
> Çocuğun tırnakları büyüdüğünde annesi avucuna para koyarak tırnaklarını keser. Böyle yapılırsa çocuk büyüyünce hırsız olmaz.
> Yeni yeni konuşmaya başlayan çocuk "dede dede" diye konuşursa büyüdüğünde dedesini hacca götüreceği inancı vardır.
> Çocuk, boynundan öpülerek sevilirse küseğen olur.

C) ASKERLİK

Köyde gençler genelde askerliğini yaptıktan sonra evlenirler. Askerlik, gençlerin heyecanla bekledikleri bir görevdir. Bu görev vatan borcu olarak kabul edilir. Askere gitmeden adam olunmayacağı kanaati vardır. Askerliğin insanı olgunlaştırdığını söylerler. Askerliğini yapmayana kolay kolay kız vermezler. Askerliğini yapana güvenilir bir kişi olarak bakılır, iş olanakları sağlanır, ve kız verme de problem çıkartılmaz.
Pusulası gelen gençler çok heyecanlı ve neşelidirler. Askere gitme tarihinden 20 gün öncesinden dışarıda olanlar, çalışanlar köye gelirler. O seneki askere gidecekler tamamlandıktan sonra gurup haline ellerinde teyiple gezmeye başlarlar. Bunların asker olduğu hemen fark edilir. Köyün karşısında bulunan tepede lastik tekerler yakıp etrafında halaylar çekip maniler söylerler. Genelde şu dörtlükleri söylerler.

Ey hu deyi hu deyi
Yandı yürek su deyi
Kızlar bize bakmıyo
Asker olmuşlar deyi

Elma attım karşıya
Yuvarlandı çarşıya
Şu Cumafakılı'nın kızları
Çeyrek tabak turşuya

Ayrıca bu dönemde bazı evlerden kaz, ördek, horoz vb. gibi hayvanlar çalınarak beraberce yenilir. Hatla askerler kendi evlerinden bile bunları yürütürler. Bu davranışlarını köy halkı normal karşılar.
Her gün bir asker adayının evinde toplanılarak yemekler yenilir. Askere gidecek gençlerin akrabaları şahıs olarak veya toplu olarak askerleri yemeğe davet ederler. Bu 20 günlük dönemde çok geç vakitte yatarlar, az uyurlar ve köyün sokaklarında gürültülü şekilde müzik dinlerler.
Köy halkını rahatsız etseler de, tavuklarını, kazlarını yiirülseler de asker adaylarına bir şey denmez. Gençler davul zurna tutarak birkaç gün meydanlık bir yerde halay çekip eğlenirler. Askerliğini yapmış olanlar, asker adaylarına şöyle derler: "Koçum bol bol yatıp uyuyun, siz orada uykuyu çok ararsınız ama bulamazsınız", diyerek onlara ııasihatta bulunurlar. Asker adayının evine akrabaları ve yakın komşuları gelerek: "Hayırlısıyla gidip gelsin", "Allah sağ salim askerlik yapmayı nasip etsin" diyerek dua ve dilekle bulunurlar.
Yolculuk vakti geldiğinde sabah erkenden bütün köy halkı çoluğuyla çocuğuyla meydanlık bir yerde toplanırlar. Askerler halkın önünde sıralanırlar. İmam öne geçerek askerliğin mukaddes ve dini bir görev olduğu hakkında kısa bir konuşma yapar. Ardından hayırlısıyla gidip gelmeleri için topluca dua yapılır. Akrabaları asker adaylarına yol harçlığı verirler. Akrabası olsun olmasın fakir gençlere herkes elinden geldiği kadarıyla harçlık vermeye çalışır. Gençler büyüklerin ellerini öperek, yakınlarıyla da vedalaşarak, bayraklarla sanlı otobüse bindirilip uğurlanırlar.
Askerler tezkereye gelmeye başladığında, askerden gelen bir kişiyi ilk gören hemencecik anne ve babasına müjde vererek töresini alır. Yakın akrabalar akşamleyin gencin evine gelerek anne babasına "gözünüz aydın", genç askere de "geçmiş olsun" derler.


Yorum
#1 | fadime - 12/02/2008 09:10
murat abi çok güzel olmus ellerine saglıkSmile
#2 | viyanali - 26/11/2008 18:40
Gercekten önemli bilgiler herkesin okumasini tavsiye ederim yazana tesekkürler
#3 | yusuf keskin - 30/12/2009 19:12
kran-ı kerimin arasına göbek bağı koymak günahtır
#4 | oya - 11/03/2011 11:45
peri yeli bi insana ugrarsa ne olur
Yorum yaz
İsim:

Doğrulama Kodu:

Reklamlar

Galeriden ..

Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

Kısa Mesajlar
Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.

mithad
07-07-2012 15:30
garip isusu adlı hemşerim.. hayırlı günler.. rahmetli dedem ( hoyukgilin halit) semedin ahmed ile iyi bir dost idiler. ikisininde mekanı cennet olsun. izmirden mithad

YasarCaliskan
04-07-2012 22:05
köylülerimizin ve bütün islam aleminin berat kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim

YasarCaliskan
28-07-2011 22:04
Hakiki şekersiz doğal bal satışlarımız başlamıştır.050526
74876

MuratDuru
28-05-2011 11:30
Teşekkürler Doğan abi. Hoşgeldin. Smile

925
21-05-2011 18:04
Ben de aynı köylüyüm ama, bu sitenin varlığından nice zaman sonra öğrendim ve çok beğendim. Hazırlayan ve emeği geçenleri kutluyorum. Doğan Özmen

688
19-04-2011 20:33
tarihi düzeltiginiz icin teşekür ediyorum sagolun efraim

688
14-04-2011 18:35
siteyle ilgilen kardeşim anamın ölüm tarihini 17- 03-2011 olarak lütfen düzeltirseniz memun olurum saygılar ımla efraim

688
07-04-2011 18:26
mustfa abiye ALLAHTAN RAHMET DİLERİM MEKANI CENNET OLSUN yakınlarına sabır dilerim

688
07-04-2011 18:17
Siteyi kuran arkadaşa teşekkür ederiz. Annemin ölüm tarihi yanlış yazılmıştır. 17 mart 2011 tarihinde vefat etmiştir.Düzeltirs
eniz sevinirim.

ALİ OSMAN ÜLKER
24-03-2011 06:22
KAMİL DAYIYA ALLAHTAN RAHMET KEDERLİ AİLESİNE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM ALLAH RAMET EYLESİN

talip bekdemir
20-03-2011 17:25
köyümüzün endeğerli ve efendi insanlarından kamil amcaya yüce mevladan rahmet ailesine ve köyümüz halkına baş sağlığı dilerim .mekanı cennet olsun.

garip issisu
16-03-2011 21:53
selamunaleykum..be
n semedin ahmetlerden garip..yapmış oldugunuz bu çalışmadan dolayı çok memnun oldugumu ve sizlere karşı çok muteşekkır oldugujmu ıletırım, cumafakılı köyüne selamlar..izmir den issi

ismail hoca
15-03-2011 20:19
köyümüz sakinlerinden vefat eden bütün dostlarımıza ,ölenlere ALLAH 'tan rahmet yaşayanalara hayırlı ömürler ve mutluluklar dilerim : İZMİR:

hira bayındır
11-03-2011 12:32
aşağıcuma fakılı

garip isisu
01-02-2011 12:42
köyüme selam ve saygılr

| Ana Sayfa |
2,806,392 Tekil Ziyaretçi